Bilgi Yüklemesinden Korkmalı Mıyız?

2
285

Bilgi Yüklemesi Nedir?

Bilgi kaynaklarının sayısı her geçen saniye katlanarak çoğalıyor. Sabah uyanır uyanmaz sosyal medya kullanımı, e-postaların okunması ve telefonunuzdaki onca uygulama ile beraber devam eden teknoloji alışkanlığımız bütün vaktimizi alıyor. Bu şekilde bilinçli veya bilinçsiz olarak edindiğimiz bilgiler kontrolü imkansız hale gelen bilgi yüklenmesine neden oluyor. Peki doğruluğundan bile emin olamadığımız bu kadar bilgiye maruz kalmak endişe verici bir durum mudur?

Bir insanın bir meseleyi anlarken ya da karar verirken, beyninde gereğinden çok bilginin bulunması nedeniyle yaşadığı zorluk, aşırı bilgi yüklenmesi olarak tanımlanmaktadır. Aşırı bilgi yüklenmesinde, olayların ve bilgilerin zihindeki hızlı akışı ve meydana getirdiği karmaşa insan beynine ağır gelir. Dolayısıyla kişi algılamakta zorluk çeker ve beynin analiz gücü kırıldığından kişinin aldığı kararlar sağlıklı olmayabilir. Aşırı bilgi yüklenmesinin bir diğer etkisi de, üreticiliği kısıtlaması ve stratejik düşünmeyi baskılamasıdır. Ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatarak kişinin hasta olmasına da neden olmaktadır. Fiziksel ve duygusal aşırı yüklenmenin meydana getireceği sıkıntılar, hemen hemen aşırı bilgi yüklenmesinde de yaşanmaktadır.

Amerikan bilim adamı Buckminster Fuller’in ortaya koyduğu “bilgi katlanma eğrisi” incelendiğinde, 1900 yılına kadar insanlığın bilgi birikiminin her yüzyılda bir iki katına çıkacağını gösteriyordu. Ancak 2015 yılına bakıldığında, bilgilerimiz 13 ay aralıklarla iki katına çıkıyor. İleriki yıllarda ise bu sürenin 12 saate düşeceği öngörülmektedir. Bu da insanoğlunun son 15 yılda ürettiği bilginin, 2000 yılına kadar üretilen bilgiden daha fazla olduğunu göstermektedir.

Aşırı Bilgi Yüklenmesinin Sebepleri Nelerdir?

* Yeni bilgi üretiminin anlık zaman diliminde her geçen gün artıyor olması

* Forum siteleri ve bloglar sayesinde bilginin kolayca tekrarlarının oluşması

* Bilgiye ulaşabileceğimiz kanalların çeşitliliği

* Birbiriyle ilişkilendirilememiş ve ilişkilendirilmesi imkansızlaşmış bilginin zamanla artması

* Farklı bilgileri karşılaştıracak ve işleyecek bir teknolojinin henüz icat edilmemiş olması

Ne Yapmalıyız?

Sosyal medya temelindeki bu aşırı informasyon yüklenmesiyle başa çıkmak için Forbes, Daniel J. Levitin’ın “The Organized Mind Thinking Straight in the Age of Information Overload” adlı kitabından 10 öneri sıralamış. Günlük hayata ilişkin bu önerilerden bana göre işe yarayanları sizinde birazdan okuyacağınız üzere sekiz madde ile listeleyebilirim:

  1. Zihninizi temizleyin. İş akışınızı kesen, aklınızda gezen tüm diğer bilgileri bir yere not ederek zihninizden çıkarın. Zihniniz bu şekilde yapacağınız işe odaklanmış olur.
  2. 2 dakika kuralını uygulayın. Yapılacak ufak tefek (1-2 dakikalık)  işler için günün belirli bir saatinde, hepsini halledebilmek için 45 dakika ya da 1 saati ayırın. Bütün küçük işlerinizi o zaman diliminde halledin.
  3. Aynı anda birkaç işi birlikte yapmayın. (Don’t multitask) Çalışılan zaman diliminde tek bir işe odaklanın. Aynı zaman içerisinde birden fazla iş arasında geçiş yapmak, sizi yorar, kaygılı ve sinirli kılar. Levitin’e göre “bir işle bir defa uğraştığımızda, o durumda kalmak aynı anda birden çok işi yapmaktan daha az enerji harcıyoruz ve beynin glükoza ihtiyacı azalıyor.”
  4. E-postaların dikkat dağıtmasını engelleyin. Gresham Koleji’nden Glenn Wilson’a göre gelen kutunuzda okunmamış bir e-postanın bulunması, yapacağınız işi tamamlarken efekftif IQ’nuzu 10 puan az kullanmanıza neden oluyor. Bu sebeple e-posta bildirim aralıklarını uzatarak, işinize odaklanmanızı sağlayın. Her 5 dakikaya ayarlayıp 200 kez bölünmek de, her 50 dakikaya ayarlayıp 20 kez bölünmek de sizin elinizde.
  5. Büyük işleri sabah halledin. Levitin, büyük balığı sabah yemeniz halinde günün kalanının daha iyi olacağını söylüyor. Yani, sizi en çok rahatsız eden şeyi ilk yapın. Çünkü, gün içerisinde zihnimizdeki pratikliğin ve glükoz’un en yüksek olduğu zaman dilimi sabah.
  6. Bilgi kaynaklarınızı azaltın. Bir diğer deyişle cep telefonunuzda size anlık bildirim gönderme özelliği olan uygulama sayısını azaltın. Böylelikle, gün içerisinde cep telefonunuzdan aldığınız bilgi sayısında azalma olacaktır.
  7. Sosyal medya kullanımınızı sınırlayın. Levitin’in listesindeki “iki dakika kuralı”nın uygulama alanına sosyal medyayı da katabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarınıza, gün içerisinde belirlediğiniz bir zaman diliminde ulaşın.
  8. Enformasyonu okumayı öğrenin. Enformasyon okumayı öğrenmek (İng. information literacy) internette bulunan bilgilerin efektif bir şekilde kullanılması açısından önemli. Enformasyon okur yazarlığı, bilgiyi filtreleme kabiliyetine sahip olmak demek. Bu demek oluyor ki iyi bir enformasyon okur yazarı olmak, aynı zamanda iyi bir bilgi filtreleyicisi olmak demek. Enformasyonu okumaya yönelik methodlar için  ayrı bir blog yazısı şart; ama  Google’da kullanacağınız basit arama ipuçlarıyla bile aradığınız bilgiye daha hızlı ve efektif bir şekilde ulaşmak mümkün.Esen kalın…

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen adınızı giriniz